Irkların Değil Kırkların Yolundayız

[
[
[

]
]
]

Talip sual eyledi ki: Ey Zaman-ı Pir, zülm dünyayı kapladı. Garibanın, mazlumun gözü yaş ile doldu. Nedendir Hakk’tan bir yardım gelmez?

PİR-İ ZAMAN CEVAP EYLEDİ:

EDEB ERKAN

SÜKUTU LİSAN

MÜMİNE NİŞAN

Hakk’a inanan, Muhammed-Ali’ye ve dahi soyu Ehl-i Beyt’e bağlı olana ümitsizlik yaraşmaz. Zalimin önünde Tek kişi de kalsa, İmam Hüseyin misali diz çökmez. Hakk’ın ipine sarılın, özünüzü dara çekin, eksikliği kusuru özünüzde arayın!

Zülfikar Artık İlimdir:Ceddimiz Celal Abbas’ın Işığında Hakikat ve Bilim

​Aşk ile Canlar,

​Bugün etrafımıza baktığımızda, “Şurayı ezeriz, burayı düzeriz” diyerek hamaset yapan, içi boş nidalarla savaş çığırtkanlığı yapan bir cehalet denizi görüyoruz. Oysa Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin yüzyıllar öncesinden uyardığı o sarsılmaz gerçeği unutuyoruz: “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.”

​İçinde bulunduğumuz çağda o karanlık, sadece manevi bir yoksulluk değil, aynı zamanda topla, tüfekle, füzeyle gelen fiziksel bir yok oluştur.

Hamasetin Bittiği Yer: Çağımızın Acı Gerçekleri

Bugün dünyayı yönetenler, gökyüzüne hükmedenler, uyduları yıldızlar gibi dizenlerdir. Küresel güçlerin ellerinde, saniyeler içinde binlerce kilometrelik alanları cehenneme çevirebilecek, radarların bile zor tespit ettiği devasa yıkım teknolojileri var. Yeni dünya düzeninde savaşlar artık meydanlarda kılıç kalkanla, top ve tüfekle yapılmıyor.

Kerbela’da haksızlığa karşı göğsünü siper eden Hz. Abbas’ın (Celal Abbas) cesaretini anarken, o cesaretin bugünkü karşılığının akıl ve bilim olduğunu kavramak zorundayız. Karşınızdaki güç, kıtalararası füzeleri yapay zekayla yönetirken, kuru bir “iman gücü” veya sloganlar kimseyi kurtarmaya yetmez.

İrfan ve Şekilcilik Arasındaki Uçurum

​Şu gerçeği dobra dobra konuşalım ve yüzleşelim:

Nüfusu milyarları aşan İslam coğrafyası bugün kan, gözyaşı ve sömürü içindeyken, bilimde, teknolojide, matematikte neden esamisi okunmuyor? Küçücük ülkeler bilimde çığır açıp onlarca Nobel ödülü alırken, bizler “kapağı açılınca ışık yanan ekmek sepeti” projeleriyle mi onlara kafa tutacağız?

Alevi-Bektaşi inancı tam da bu şekilci, aklı dışlayan, dogmatik zihniyete bir isyandır. Bizim yolumuzda Hakk, gökyüzünde ulaşılamaz bir tahtta değil; insanın kâmil aklında ve evrenin işleyişindedir.

Evrenin Dili ve Hakk’ın Tecellisi: Matematik

Şah-ı Merdan Ali, “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” derken, cehaletin en büyük düşman olduğunu işaret etmiştir.

​Yaradan, kâinattaki canlı cansız her şeyi matematik, fizik, kimya ve biyoloji ile yaratmış ve düzenlemiştir.

​Matematik hayattır; aklın, zekânın ve mantığın terazisidir.

​Matematik imandır; çünkü aklı olmayanın idraki, idraki olmayanın inancı olmaz. Evrenin sırrını çözmek, Hakk’ı bilmektir.

Bugün “Dört Kapı Kırk Makam”ın en yüce mertebesi olan Hakikat Kapısı, evrenin bilimsel gerçekliklerini kavramaktan, üretmekten, bilgisayar algoritmaları ve yapay zekâ ile geleceği inşa etmekten geçer.

Uyanış Vakti

​Canlar, bilginin ve bilimin üretilmediği her toprak sömürge olmaya, her toplum başkalarının kölesi olmaya mahkumdur.​

Sizi kuru kuruya sahiplendiğiniz etiketler; ne şekilci dindarlığınız, ne altı boş milliyetçiliğiniz, ne de sadece sloganlardan ibaret devrimciliğiniz kurtarır.

Bizi kurtaracak tek şey, “Enel Hak” diyerek insanın içindeki o yüce yaratıcı gücü, aklı ve bilimi açığa çıkarmaktır.

Celal Abbas Ocağı’nın ateşi bugün laboratuvarlarda, fen liselerinde, üniversitelerde bilim aşkıyla yanmalıdır.

Gelişmişliğin, bağımsızlığın ve zalime karşı durabilmenin tek ölçüsü, bilgi ve teknoloji üretmektir.​

Aşk olsun karanlığa inat, aklın ve bilimin ışığında yürüyenlere!

DERLEYEN: Serkan HORUZ

Yorum bırakın